LP – LOST ON YOU İNGİLİZCE – TÜRKCE ŞARKI SÖZLERİ ( LYRİCS )

Gelen maiiler üzerine kategori kısmına ing türkçe lycris şarkılar paylasıcam . Tabikide zayıflama sağlıklı yaşam bilgileride gelmeye devam edicektir. İyi seyirler..

When you get older,plainer,saner ( Yaşlandığın, daha sade ve aklı başında olduğunda )

When you remember all the danger we came from ( İçinden geldiğimiz bütün tehlikeleri hatırladığında )

Burning like embers, falling, tender ( Kor gibi yanan, düşen, hassas olan )

Long before the days of no surrender ( Teslimiyetin olmadığı günlerden çok önce )

Years ago ( Yıllar önce )

And well you know ( Ve pekala biliyorsun )

Smoke them if you got them ( Ele geçirdiğinde öldür onları )

Cause it’s going down ( Çünkü güneş batıyor. )

All I ever wanted was you ( Hep istediğim sendin )

I will never get to heaven ( Cennete asla gidemeyeceğim )

Cause I don’t know how ( Çünkü nasıl gidildiğini bilmiyorum )

Let’s raise a glass or two ( Bir – iki kadeh kaldıralım )

To all the things I lost on you ( Senin üzerinden kaybettiğim her şeye )

Tell me are they lost on you ? ( Söyle bana, senin üzerinden mi kaybedildiler ? )

Just that you could cut me loose ( Benden kurtulabilirsin )

After everything I’ve lost on you ( Senin üzerinden kaybettiğim her şeyden sonra )

Is that lost on you ? ( Senin üzerinden mi kaybedildi ? )

Is that lost on you ? ( Senin üzerinden mi kaybedildi ? )

Baby is that lost on you ? ( Bebeğim, senin üzerinden mi kaybedildi ? )

Is that lost on you ? ( Senin üzerinden mi kaybedildi ? )

Wishing I could see them back in nations ( Onları halk arasında yeniden görebilmeyi umuyorum )

Understand the toil of expectations in your mind ( Zihnindeki beklentilerin güçlüğünü anlıyorum )

Hold me like you never lost your patience ( Sabrını hiç kaybetmemişsin gibi tut beni )

Tell me that you love me more than hate me all the time ( Her zaman benden nefret etmekten daha çok beni sevdiğini söyle )

And you’re still mine ( Ve sen hala benimsin )

So smoke them if you’ve got them ( Ele geçirdiğinde öldür onları )

Cause it’s going down ( Çünkü güneş batıyor )

All I ever wanted was you ( Hep istediğim sendin )

Lets’s take a drink of ever lisk ( Her zamankinden bir içki alalım )

And turn around ( Ve geri dönelim )

Let’s raise a glass or two ( Bir – iki kadeh kaldıralım ) 

To all the things I’ve lost on you ( Senin üzerinden kaybettiğim her şeye )

Tell me are they lost on you ? ( Söyle bana, senin üzerinden mi kaybedildiler ? )

Just that you could cut me loose ( Benden kurtulabilirsin )

After everything I’ve lost on you ( Senin üzerinden kaybettiğim her şeyden sonra )

Is that lost on you ? ( Senin üzerinden mi kaybedildi ? )

Is that lost on you ? ( Senin üzerinden mi kaybedildi ? )

Baby is that lost on you ? ( Bebeğim, senin üzerinden mi kaybedildi ? )

Is that lost on you ? ( Senin üzerinden mi kaybedildi ? )


1 Comment

Bir Cevap Yazın